▶16:50
Gönüllerin anahtarı, yumuşak huy ve yumuşak kelimelerdir. | Mizan | M. Fethullah Gülen Hocaefendi
Mizan#mizan #mizanklasik #hizmet #hocaefendi Gönüllerin anahtarı, yumuşak huy ve yumuşak kelimelerdir. *Eğer biz dini derinlemesine duysaydık, söylerken, sergilerken vicdanımızın sesini ortaya koyabilseydik, İslam dünyasında lebâleb camileri dolduran o insanlarda da aşkın-heyecanın bir parçası olurdu. Hep aklıma geliyor ki acaba iğfal mi ediyoruz! Bize bakıp bizde gördükleri şeyleri Müslümanlık zanneden bu insanları aldatmış mı oluyoruz? Acaba hiç konuşmasak, sussak, meseleyi sükûtun hikmetine havale etsek daha mı yararlı olur? İşte buraya kalkıp gelmeden de kendi odamda hep bunları düşünüyordum. GRead moreShow less
#mizan #mizanklasik #hizmet #hocaefendi
Gönüllerin anahtarı, yumuşak huy ve yumuşak kelimelerdir.
*Eğer biz dini derinlemesine duysaydık, söylerken, sergilerken vicdanımızın sesini ortaya koyabilseydik, İslam dünyasında lebâleb camileri dolduran o insanlarda da aşkın-heyecanın bir parçası olurdu. Hep aklıma geliyor ki acaba iğfal mi ediyoruz! Bize bakıp bizde gördükleri şeyleri Müslümanlık zanneden bu insanları aldatmış mı oluyoruz? Acaba hiç konuşmasak, sussak, meseleyi sükûtun hikmetine havale etsek daha mı yararlı olur? İşte buraya kalkıp gelmeden de kendi odamda hep bunları düşünüyordum. Gelme ile gelmeme arasında tam yüzde elli elli.. öyle kerhen geldim. (00:55)
*Müslümanlığı sığ olarak anlamaya, aşkın-heyecanın yitirilmesine sebebiyet veriyorsak bence konuşmamak daha iyi. Hatta şimdi bile aklımdan geçiyor ki; mikrofonu çıkar at, git odana kapan!.. Cami kürsüsünden bu mülahazayla indiğim dönemi hatırlarım. Müslüman öyle olmamalı!..
*M. Akif diyor ki:
“Müslümanlık nerede, bizden geçmiş insanlık bile;
Âlem aldatmaksa maksat, aldanan yok nafile!
Kaç hakiki Müslüman gördümse, hep makberdedir,
Müslümanlık, bilmem amma, galiba göklerdedir!”
Gönüllerin anahtarı, yumuşak huy ve yumuşak kelimelerdir.
*Eğer biz dini derinlemesine duysaydık, söylerken, sergilerken vicdanımızın sesini ortaya koyabilseydik, İslam dünyasında lebâleb camileri dolduran o insanlarda da aşkın-heyecanın bir parçası olurdu. Hep aklıma geliyor ki acaba iğfal mi ediyoruz! Bize bakıp bizde gördükleri şeyleri Müslümanlık zanneden bu insanları aldatmış mı oluyoruz? Acaba hiç konuşmasak, sussak, meseleyi sükûtun hikmetine havale etsek daha mı yararlı olur? İşte buraya kalkıp gelmeden de kendi odamda hep bunları düşünüyordum. Gelme ile gelmeme arasında tam yüzde elli elli.. öyle kerhen geldim. (00:55)
*Müslümanlığı sığ olarak anlamaya, aşkın-heyecanın yitirilmesine sebebiyet veriyorsak bence konuşmamak daha iyi. Hatta şimdi bile aklımdan geçiyor ki; mikrofonu çıkar at, git odana kapan!.. Cami kürsüsünden bu mülahazayla indiğim dönemi hatırlarım. Müslüman öyle olmamalı!..
*M. Akif diyor ki:
“Müslümanlık nerede, bizden geçmiş insanlık bile;
Âlem aldatmaksa maksat, aldanan yok nafile!
Kaç hakiki Müslüman gördümse, hep makberdedir,
Müslümanlık, bilmem amma, galiba göklerdedir!”





